Türk Bilim İnsanlarından Yeni Koronavirüs Tanı Sistemi « Doğal Haber

17 Haziran 2021 - 01:28

Türk Bilim İnsanlarından Yeni Koronavirüs Tanı Sistemi

Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’ndeki bilim insanları, koronavirüsü yalnızca 10 saniyede tespit edebilen yeni bir tanı sistemi geliştirdi. Sistem, patentlerin alınmasının ardından önce Türkiye, daha sonra da dünyada kullanıma sunulacak.

Türk Bilim İnsanlarından Yeni Koronavirüs Tanı Sistemi
Son Güncelleme :

31 Aralık 2020 - 11:34

AA tarafından paylaşılan bilgilere göre Türk bilim insanları, mevcut PCR testlerinin yerini alabilecek, burundan sürüntü almadan yalnızca 10 saniyede yüzde 99 güvenilirlikle COVID-19 teşhisi koyabilen nanoteknoloji temelli bir tanı sistemi geliştirdi. Konuyla ilgili açıklamalar, bizzat Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Atalar’dan geldi. “Koronavirüs, 150 nanometre boyutunda bir parçacık.” diyen Prof. Dr. Atalar, “UNAM araştırmacılarımız yıllarca nano boyuttaki parçacıklarla uğraştılar. Dolayısıyla bu konu, nanoteknoloji ile uğraşan hocalarımızın tam alanına giriyor” diyerek dünyada ilk olacak tanı sistemi hakkında şu şekilde konuştu: "Türkiye'ye ait eşi bulunmayan bu teknolojiden bütün dünya faydalanacak" Proje tamamlandı ve PCR'ın yerini alabilecek hem de çok hızlı yani saniyeler içinde sonuç verebilen bir yöntem geliştirildi. Pozitifse hemen sonuç veriyor, negatiflik olması halinde kontrollerle biraz daha uzun sürüyor. Yapılan kontrollerde bu yöntemle pozitif bulduklarımızın PCR'ı negatif çıksa bile birkaç gün sonra PCR'larının pozitife döndüğünü gördük. Bu cihaz tamamen Türk malı. Türkiye'ye ait eşi bulunmayan bu teknolojiden bütün dünya faydalanacak. Bunu tabii hocalarımıza ve Bilkent UNAM'daki araştırma ortamına borçluyuz. "Bir kişini  pozitif olduğunu bulup karantinaya almak çok önemli" Koronavirüsü tedavi etmek kadar hızlı tespit etmenin de önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Atalar, “Kitleri de çok ucuz, cihazla seri halde testler yapılabilir. Bir kişinin çok hızlı bir şekilde pozitif olduğunu bulup karantinaya almak, salgını kontrol altına almak için çok önemli. Teknoloji, aynı zamanda koronavirüs benzeri salgınlarda kullanılabilecek özellikler taşıyor.” dedi ve “Önümüzdeki süreçte bu buluşun ülkemizde ve dünyada çok ses getireceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) baş araştırmacılarından Dr. Bülend Ortaç ise koronavirüsün Türkiye'de görülmesinin hemen ardından fotonikçiler, malzeme bilimciler ve biyoloji alanında çalışan bilim insanlarından oluşan çalışma grubu kurarak yeni test kiti geliştirmek üzere çalışmalara başladıklarını ifade ederken; açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Doğruluk payı ise yüzde 99'lık oran ile çok çok yüksek" “İkinci faz çalışmalarında olumlu sonuçlar aldık. Burada hem laboratuvarda yaptığımız hem de hastanede koronavirüs hastalarıyla yaptığımız testlerin büyük bir doğrulukla sonuç verdiğini gördük. Sadece ağızdan alınan sürüntü için hızlı bir kit ve optik düzenekle hızlı tanı yapabilen cihaz geliştirdik.  PCR testi, hata payı yüksek ve hastalık başladıktan 2-3 gün sonra sonuç veren bir yöntemken bizim sistemimiz saniyeler içinde ve hastalığın erken evresinde sonuç veriyor, doğruluk payı ise yüzde 99'lık oran ile çok çok yüksek. Hastalar üzerinde yaptığımız testlerde, PCR testlerinin çok öncesinde sonuç aldık.” "2 ay içerisinde kullanıcılarla buluşturulması planlanıyor" Geliştirdikleri tanı sisteminin yeni bir sistem olduğunu ve fikri korumak için uluslararası patent başvuruları yaptıklarını ifade eden Dr. Ortaç, "Bu biyosensör sisteminin seri üretimi için gerekli altyapı yatırımlarına halihazırda başlandı. Etik Kurul onayı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) onayı gibi gerekli izinlerin en kısa sürede tamamlanarak, ürünün seri üretim safhasına geçilmesi ve tahminen 2 ay içerisinde kullanıcılarla buluşturulması planlanıyor. Bu sayede pandeminin kontrol altına alınmasına katkıda bulunulacak ve sosyal hayatın önemli ölçüde rahatlatılması mümkün olacak” dedi. UNAM’daki bilim insanlarından Dr. Ali Aytaç Seymen, geliştirdikleri sistemin hastalar için sıkıntılı durum yaratabilen burundan derin sürüntü alma yerine ağız içinden tükürük örneği alarak çalıştığı bilgisini verirken; numunelerin pozitif olması halinde 5-10 saniye, negatif olması halinde ise 20-30 saniye içinde sonuç verdiğini belirterek şu şekilde konuştu: "Sisteme benzer bir çalışmaya rastlanmadı" "Yaptığımız klinik çalışmalarda yüzde 99 doğruluk oranıyla çalıştığını test ettik. Sistem nanoteknoloji temelli olarak çalışıyor. Yaptığımız bilimsel çalışmalarda ve patent araştırmalarında bizim yaptığımız sisteme benzer bir çalışmaya rastlanmadı. Bu sistemde, bir biyosensör cihazına özel olarak geliştirilen patojen tespit çipi üzerinden, dinamik olarak floresan sinyali alınarak, patojenlerin saniyeler içerisinde tespit edilmesi sağlanıyor. Bir hastadan alınan örnek, özel bir solüsyonla karıştırıldıktan sonra patojen tespit çipi üzerine damlatılıyor, biyosensör cihazı tarafından ortamda patojen varsa, floresan sinyali alınarak yüksek doğrulukta patojen varlığını tespit ediyor.  Halihazırda orofarenks ve nazofarenks gibi derin bölgelerden sürüntü örneği almak yerine, ağız içinden tükürük örneği alınması da sistemin kullanımını tercih edilir kılıyor. Yaygın olarak kullanılan PCR testlerinden farklı olarak, sistem örnek çoğaltmaya değil, gelişmiş optik yöntemlerle virüsün varlığı ya da yokluğunun tespitine dayanıyor. Sistemde hem hassas biçimde virüs tespitini hem de tespitte yüksek derecede seçiciliği sağlayan optik ve elektronik modüller, ayrıca üst düzey biyoteknoloji ve malzeme bilimi bilgisi kullanıldı." "2 ay içinde öncelikle Türkiye'ye, sonrasında da dünyaya bu teknolojiyi sunacağız" İş Geliştirme ve Strateji Grup Başkanı Tunç Batum ise “Diagnovir” olarak adlandırılan yeni sistemin Bilkent UNAM altyapısı kullanılarak Bilkent Holding ve E-A Teknoloji adlı şirketlerin ortak bir çalışması olduğunu aktardı. Sistemin hız ve doğruluk bakımından benzersiz olduğunu ifade eden Batum, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Seri üretim altyapısını hazırlıyoruz. 2 ay içinde öncelikle Türkiye'ye, sonrasında da dünyaya bu teknolojiyi sunacağız. Ülkemizde kullanılan PCR testleri yurtdışından geliyor. Amacımız yerli kit ile maliyet etkin bir çözüm yaratmaktı ve bunu başardık. PCR'a göre çok çok ucuz. Bu ucuzlukla Türkiye'de ve dünyada insanlar çok fazla test imkanına kavuşacak.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.